HTS kayıtlarının hukuki çerçevesi ve delil değeri
HTS kaydı hangi usulle elde edilir, sinyal bilgisi kapsamında nasıl değerlendirilir ve tek başına hangi sonuçları taşıyabilir? Teknik incelemeyi yapan için genel çerçeve.
Bu yazı hukuki tavsiye değildir. Teknik inceleme yapan kişilerin çalıştıkları verinin hukuki çerçevesini genel hatlarıyla bilmesi için yazılmıştır. İlgili mevzuat sık değişmektedir; somut bir dosyada mutlaka güncel kanun metnine ve yargı kararlarına, gerektiğinde bir hukukçunun görüşüne başvurulmalıdır.
Teknik bir incelemeyi yapan kişinin hukukçu olması gerekmez. Ancak çalıştığı verinin hangi çerçevede elde edildiğini ve raporunun hangi bağlamda okunacağını bilmesi gerekir. Aksi hâlde teknik olarak kusursuz bir rapor, hukuken kullanılamaz bir belge hâline gelebilir.
Hangi tedbir kapsamında?
Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesinde düzenlenen koruma tedbirleri arasındadır.
Bu maddenin temel çerçevesi şu unsurlardan oluşur:
- Suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunması
- Başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması — yani tedbirin son çare niteliğinde olması
- Kural olarak hâkim kararı; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararının belirlenen süre içinde hâkim onayına sunulması
- Tedbirin yalnızca kanunda sayılan katalog suçlar bakımından uygulanabilmesi
- Kararın süreyle sınırlı olması ve uzatmanın ayrıca karara bağlanması
HTS kayıtları — yani geçmişe dönük iletişim trafiği ve buna bağlı yer bilgisi — bu düzenlemenin kapsamında değerlendirilir.
Maddenin defalarca değiştirildiğini, fıkra numaralarının ve sürelerin zaman içinde farklılaştığını akılda tutmak gerekir. Bu yüzden bu yazıda fıkra numarası verilmiyor; somut bir dosyada güncel metne bakılmalıdır.
Hukuka aykırı delilin sonucu
Türk ceza muhakemesinde hukuka aykırı yöntemle elde edilen delil hükme esas alınamaz. Bu, anayasal düzeyde korunan bir ilkedir.
Teknik inceleyici açısından pratik sonucu şudur: incelenen verinin nasıl elde edildiği, incelemenin kendisi kadar önemlidir. Karar kapsamı dışında kalan bir döneme ait kayıtlar, karara konu olmayan bir hatta ilişkin veriler ya da karar tarihinden önceki bir aralık, teknik olarak analiz edilebilir olsa bile rapora girmemelidir.
Bu yüzden analize başlamadan önce şu kontrol yapılmalıdır: elimdeki verinin tarih aralığı ve kapsadığı hatlar, kararın kapsamıyla örtüşüyor mu?
Benzer biçimde, tedbir sırasında yürütülen soruşturma dışında başka bir suça ilişkin delil elde edilmesi hâlinde bunun kullanılabilirliği ayrı bir tartışma konusudur ve teknik inceleyicinin kendi başına karar vereceği bir mesele değildir. Bu tür bir bulgu, yorumlanmadan ilgili makama aktarılmalıdır.
Sinyal bilgisinin delil değeri
Burada teknik gerçeklikle hukuki değerlendirme birbirine bağlanır.
Baz istasyonu kaydının gösterdiği şey, cihaza hizmet veren antenin kapsama alanıdır — kesin bir konum değil. Kapsama alanı kent merkezinde birkaç yüz metre, kırsalda kilometrelerce olabilir; ayrıca cihaz her zaman en yakın bazdan hizmet almaz. Bu teknik gerçek, ayrı bir yazıda ayrıntılı olarak ele alınıyor.
Bunun hukuki karşılığı, HTS kaydının bir belirti delili olmasıdır. Tek başına bir kişinin belirli bir yerde bulunduğunu ispatlamaz; ancak diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde anlamlı hâle gelir. Kamera kaydı, araç geçiş kaydı, tanık beyanı, cihaz incelemesi bulguları veya banka hareketleri ile örtüşen bir HTS bulgusu, tek başına duran bir bulgudan niteliksel olarak farklıdır.
Aynı şey ters yönde de geçerlidir: HTS verisi bir iddiayı çürütebilir. Bir hattın olay saatinde olay yerinden yüzlerce kilometre uzaktaki bir bazdan sinyal vermesi, savunma açısından güçlü bir veridir. Teknik inceleyicinin görevi, bulguyu hangi yöne hizmet ettiğine bakmadan raporlamaktır.
Kişisel veri boyutu
HTS kayıtları, kapsamları gereği çok sayıda üçüncü kişinin verisini içerir. Hedef şüphelinin görüştüğü herkesin numarası, adı ve konum bilgisi dosyada yer alır.
Bu veriler kişisel veridir ve işlenmeleri Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile ilgili mevzuata tabidir. Ceza muhakemesi kapsamında yürütülen işlemler için kanunda öngörülen istisnalar bulunmakla birlikte, bu istisnalar verinin sınırsızca işlenebileceği anlamına gelmez.
Pratikte bu, teknik inceleyici için somut yükümlülükler doğurur: verinin yalnızca inceleme amacıyla ve gerektiği kadar işlenmesi, yetkisiz erişime karşı korunması, inceleme dışı ortamlara aktarılmaması. Analiz verisinin bulut ortamına çıkmaması, bu yükümlülüğün doğrudan bir gereğidir — bu konuyu ayrıca ele alıyoruz.
Raporun hukuki okunabilirliği
Teknik raporun hukuki süreçte işe yaraması için üç özelliği taşıması gerekir:
Kaynağa izlenebilirlik. Her bulgu, hangi dosyanın hangi satırından çıktığı gösterilebilecek biçimde sunulmalıdır.
Yöntemin şeffaflığı. Hangi sorgunun hangi parametrelerle çalıştırıldığı yazılmalıdır. Karşı taraf aynı parametrelerle aynı sonuca ulaşabilmelidir.
Ölçülü dil. Verinin taşıyabileceğinden fazlasını iddia eden cümleler, raporun en zayıf noktasıdır. "Kapsama alanı içinden sinyal vermiştir" ifadesi, "orada bulunmuştur" ifadesinden daha zayıf görünür; ama çürütülemez olduğu için pratikte çok daha güçlüdür.
Rapor yapısı için HTS raporu nasıl yazılır yazısına bakabilirsiniz.
- Hukuk
- Delil değeri
- CMK